Bugün İskenderun’lu bir nefes aldım. Nefes aldım.
Nefes, az olduğunda değil de kavuştuğunda bir mutluluk olur ya, kavuştuğun anda… Yokluğundan varlığına geçtiği referansta ilave bir değer verirsin ya o nefese, sanki fonksiyonel olarak “farklı” bir nefesmiş gibi. Halbuki, aynı sistem aynı şekilde çalışıyor, değişen ise senin “açlık” seviyen aslında…
Nefes ne kadar “normalse”, o normallikte aldığım bir nefes oldu İskenderun’lu olan… Kaygı duymadan, hayatın akışı gibi, en başlangıçta ben olabildiğim, sanki yıllardır tanıyormuşum gibi, ama ilk tanıştığım…
İyi ki var o nefesler ki yaşayabiliyorum. Hepiniz benden daha umut dolusunuz, hepinizin ayrı ayrı beklentilenleri var. Ben böyle “umut ve beklentiler öldürür” diyedurayım. Yaptıklarım hayıflnanan çelişkilerim olsun.
Bir gün umut ve beklentiler öldürse de iyi ki varsınız. Ben umut ve beklentilere ihtiyacımız kalmayacak günlere, göremeyecek olsak da, çaba sarfetmek istiyorum. İsteyebildiğim ve olduğu kadar… Sevgiler…
İtik pek kıymetli…
İyi ki varsın İskenderun’lu nefes. Şanslıyım.