Sıkılmaktan sıkılmak

Birinin sizi bir kaç dakika kollarının arasına alıp sıktığını düşünün. Bir süre sonra nefes almak için ilave bir efor sarfetmek sıkılmayı tanımlayacaktır.

Bugünlerde kendimi hıyar tohumlarından yapılmış stres topu gibi hissediyorum. Hani beni ince kıyım doğrasalar tasta cacık olmaz. Yokolageliyorum.

Yok olmak kavramını referans aldığımda var olabilme konusunda algılarım tıkanıyor. Japon müesses nizamı kendini “Jouhatsu” kavramına adapte ederken, insanlar insanlar yüzünden ölürken, insanlık insanlık yüzünden ölürken, şiddet varken, vandalizm varken, halen kültürler, sistemler “suç”un odak noktasında değilken, kültürlerin acımasız şiddetini yok sayma, kültür bireylerinin bu şekilde var olma çabasına şahit olurken, nerede olduğumu düşünmeye fırsat kalmadan sıkılıyorum. Sıkıldım. Fakat iyi sıkıldım.

Beni sıkan kolları biraz gevşettiğimde, beni sıkana dua etmek istemediğim için, inanmanın gereksizliğini keşfettim. Çevremdekileri gözlemlediğimde sıkanlar da değişti, sıkılanlar da. Acık gevşetildiklerinde “ya sıkana şükür” nidalarına şahit oldum. Oluyorum. Oluyoruz. Bu bağlamda arabeskin varlığı “rasyonel” geliyor.

“Yüreğime öküz oturdu”, “içim daraldı”… Neden? “konuşmak istemiyorum. “Ay Rihanna’dan Stay çalar mısın?” çalarım. “Yüreğine öküz oturması ne demek?”, “Konuşmak istemiyorum.”. Nedeni bilinmeyen dermatit gibi, nedeni bilinmeyen oflama sekansları olmuş hayat, kültürel olarak. Herkes satıraralarına kasarken metnin/samimiyetin kültürel olarak yokoluşunu sessizlikle kutluyoruz. Sessizliğin nedenine gelince: “Off, konuşmak istemiyorum”. Güzel.

Şu ana kadar yazdığım her olgunun nedenlerini tartışmaya hazırım (yalan) Tamam nedenleri hakkında bir kaç kelam edebilecek olsam da temennim yaşamak, tartışmak değil. Tartışmak bir araç olsun elbet, amaç olmasın. Öyle sıkıldım, faili belli değil…

Kocaman bir iletişim istiyorum, haddim değil. Haddim olmamasından sıkıldım, faili belli değil.

Ben olmak istiyorum, sen olmanı istiyorum, onlar olsun istiyorum. Müsait değil.

Erteleyekoyalım, ben mevcut değil. Çok sıkıldım, faili meçhul…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir